PONS.com'u nasıl kullanmak istersin?

PONS aboneliğiniz var mı?

Reklam ile PONS

PONS.com'u her zamanki gibi reklam izlemesi ve reklamlarla ziyaret edin.

İzlemeye ilişkin bilgileri veri koruma bilgilerinde ve gizlilik ayarlarında bulabilirsin.

PONS Pur

Üçüncü şahıslar tarafından reklam olmadan

Reklam izleme olmadan

Şimdi abone ol

PONS.com için ücretsiz bir kullanıcı hesabın olduğu takdirde, buradan PONS Pur'a abone olabilirsin.

PONS sözlüğünde

Lin·ke <-n, -n> [ˈlɪŋkə] ISIM dişil

1. Linke (linke Hand):

Linke
zu jds Linken, zur Linken von jdm yüksek ifade tarzı
to sb's left
zu jds Linken, zur Linken von jdm yüksek ifade tarzı
on sb's left[-hand side]
zu jds Linken, zur Linken von jdm yüksek ifade tarzı

2. Linke BOKS (linke Gerade):

Linke

3. Linke POLITIKA:

lin·ke, lin·ker, lin·kes SıFAT niteleyen

1. linke (örtlich):

linke

2. linke MODA (innen, hinten):

linke Stoff
linke Wäsche

3. linke POLITIKA:

linke
linke
leftist bes. küçümseyici
Ayrıca bakın

Ma·sche <-, -n> [ˈmaʃə] ISIM dişil

1. Masche (Schlaufe):

Masche Netz
stitches çoğul
Maschen Netz

2. Masche (Strickmasche):

3. Masche Gün. Alm., A, CH (Schleife):

4. Masche konuşma diline özgü:

dodge konuşma diline özgü
die Masche raushaben konuşma diline özgü

Hand <-, Hände> [hant, çoğul ˈhɛndə] ISIM dişil

1. Hand ANATOMI:

mit seiner Hände Arbeit yüksek ifade tarzı
aus der Hand zeichnen
jdm aus der Hand fressen Tier
jdm rutscht die Hand aus konuşma diline özgü
jdm die Hand bieten [o. reichen] yüksek ifade tarzı
jdm die Hand bieten [o. reichen] yüksek ifade tarzı
to slip sth into sb's hand
jdm/sich die Hand geben [o. yüksek ifade tarzı reichen]
sich -e hali auf etw -i hali die Hand geben
etw in der Hand [o. in [den] Händen] halten [o. haben]
to kiss sb's hand
küss die Hand! A o eskimiş dil kullanımı
your servant eskimiş dil kullanımı
küss die Hand! A o eskimiş dil kullanımı (guten Tag)
how do you do? resmî dil
küss die Hand! A o eskimiş dil kullanımı (auf Wiedersehen)
to put down sth ayrılabilir
to read sb's palm [or hand]
to take sb by the hand [or sb's hand]
to take sth from [or off] sb
etw in die [o. zur] Hand nehmen
to pick up sth ayrılabilir
eine ruhige [o. sichere] Hand mecazi
to knock sth out of sb's hand
von Hand bedienen a.
Hände weg! konuşma diline özgü
hands [or konuşma diline özgü mitts] off!

2. Hand <-, -> <[o. Hände]> (Maß):

3. Hand çoğul (Besitz):

5. Hand HUKUK:

mortmain meslek dili
to amortize sth tarihi

6. Hand kein çoğul FUTBOL:

7. Hand argo (Boxen):

8. Hand kein çoğul eskimekte olan dil kullanımı (Handschrift):

9. Hand A konuşma diline özgü (Arm):

ifade tarzları:

die Hand für jdn/etw abhacken [o. abschlagen] lassen konuşma diline özgü
die [o. seine] Hand von jdm abziehen yüksek ifade tarzı
an Hand einer S. -'in hali
um jds Hand anhalten [o. bitten] eskimekte olan dil kullanımı yüksek ifade tarzı
to request [or ask for] sb's hand in marriage dated
[bei etw -e hali] [selbst] [mit] Hand anlegen
to lend a hand [with sth]
jdm/etw in die Hand [o. Hände] arbeiten
[bar] auf die [flache] Hand konuşma diline özgü
jd kann etw an beiden Händen abzählen [o. abfingern] konuşma diline özgü
jdn/etw in die Hand [o. Hände] bekommen [o. konuşma diline özgü kriegen]
jdn/etw in die Hand [o. Hände] bekommen [o. konuşma diline özgü kriegen] (zufällig)
to come across sb/sth
besser als in die hohle Hand gespuckt konuşma diline özgü [o. kaba geschissen]
jdn um jds Hand bitten eskimekte olan dil kullanımı yüksek ifade tarzı
to ask sb for sb's hand in marriage dated
Hand drauf! konuşma diline özgü
Hand drauf! konuşma diline özgü
in festen Händen sein konuşma diline özgü
to vouch for sb/sth
jdm aus der Hand fressen konuşma diline özgü
jdm etw an die Hand geben
to provide sb with sth
jdm etw an die Hand geben
jdm auf etw -i hali die Hand geben
to lend sth
jdn/etw in jds Hand geben yüksek ifade tarzı
to place sb/sth in sb's hands
jdm [bei etw -e hali] an die Hand gehen
to give [or lend] sb a hand [with sth]
[mit etw -e hali] Hand in Hand gehen
jdm geht etw gut [o. leicht] [o. konuşma diline özgü flott] von der Hand
sb finds sth easy
to be as plain as a pikestaff [or konuşma diline özgü the nose on your face]
to have green fingers Brit konuşma diline özgü
jdn [für etw -i hali] an der Hand haben konuşma diline özgü
to have sb on hand [for sth]
to have sth handy [or to hand]
to have sth on sb
sich -i hali in der Hand haben
to have oneself under control [or konuşma diline özgü a grip on oneself]
die [o. seine] Hand auf etw -e hali halten konuşma diline özgü
to be tight-fisted konuşma diline özgü
die [o. seine [schützende]] Hand über jdn halten yüksek ifade tarzı
[give me your/I give you my] word of honour Brit [or Amerİng honor]
die [hohle] [o. seine] Hand hinhalten [o. aufhalten] konuşma diline özgü
nicht in die hohle Hand! konuşma diline özgü
to be in sb's hands
klebrige Hände haben konuşma diline özgü
to have sticky fingers konuşma diline özgü
jdm die Hand [zum Bund] fürs Leben reichen yüksek ifade tarzı
Hand an jdn legen yüksek ifade tarzı (angreifen)
to take sb's life
Hand an sich -i hali legen yüksek ifade tarzı
die [o. seine] Hand auf etw -i hali legen yüksek ifade tarzı
etw in jds Hand [o. Hände] legen yüksek ifade tarzı
to entrust sb with sth
[klar] auf der Hand liegen konuşma diline özgü
in jds Hand liegen [o. stehen] yüksek ifade tarzı
to be in sb's hands
mit der linken Hand konuşma diline özgü
mit der linken Hand konuşma diline özgü
[as] easy as pie konuşma diline özgü
eine lockere [o. lose] Hand haben konuşma diline özgü
jdm etw aus der Hand nehmen
to relieve sb of sth
snap! konuşma diline özgü
sich -e hali [o. yüksek ifade tarzı einander] die Hände reichen können
keine Hand rühren konuşma diline özgü
jdm die Hände schmieren [o. versilbern] konuşma diline özgü
to grease sb's palm konuşma diline özgü
mit etw -e hali schnell [o. flink] [o. gleich] bei der Hand sein konuşma diline özgü
to be in sb's hands
[bei etw -e hali] die Hand [o. seine Hand] [o. seine Hände] [mit] im Spiel haben
[bei etw -e hali] die Hand [o. seine Hand] [o. seine Hände] [mit] im Spiel haben Eifersucht, Motiv
jdm etw in die Hand [o. Hände] spielen
to pass sth on to sb
in die Hände spucken konuşma diline özgü
to roll up one's sleeves ayrılabilir
to fulfil [or Amerİng fulfill] sb's every wish
etw zu treuen Händen nehmen usu mizahi yüksek ifade tarzı
jdm etw zu treuen Händen übergeben usu mizahi yüksek ifade tarzı
jdm etw zu treuen Händen übergeben usu mizahi yüksek ifade tarzı
to entrust sth to sb
seine Hände in Unschuld waschen yüksek ifade tarzı
on the quiet konuşma diline özgü
alle [o. beide] Hände voll zu tun haben konuşma diline özgü
to spend one's money left, right and centre [or Amerİng center] [or konuşma diline özgü hand over fist]
von jds Hand yüksek ifade tarzı
at sb's hand
jdm unter der Hand [o. den Händen] wegsterben konuşma diline özgü
to deny sth
sb's itching to hit sb konuşma diline özgü
to have sth handy [or to hand]
mit etw -e hali zur Hand sein
zwei linke Hände haben konuşma diline özgü
to have two left hands konuşma diline özgü
zwei linke Hände haben konuşma diline özgü
Brit konuşma diline özgü also to be all fingers and thumbs

Lin·ke(r) <-n, -n; -n, -n> ISIM dişil(eril) çekimli wie sıfat POLITIKA

Linke(r)
Linke(r)
lefty bes. küçümseyici konuşma diline özgü
Linke(r)
leftist bes. küçümseyici

lin·ken [ˈlɪŋkn̩] FIIL geçişli fiil argo

jdn linken
to take sb for a ride konuşma diline özgü

Lin·ker <-s, -[s]> [ˈlɪŋkɐ] ISIM eril BILIŞIM

Link <-s, -s> [lɪŋk] ISIM eril o cinssiz INTERNT

link [lɪŋk] SıFAT argo

shady konuşma diline özgü

Link ISIM eril BILIŞIM

Präsens
ichlinke
dulinkst
er/sie/eslinkt
wirlinken
ihrlinkt
sielinken
Präteritum
ichlinkte
dulinktest
er/sie/eslinkte
wirlinkten
ihrlinktet
sielinkten
Perfekt
ichhabegelinkt
duhastgelinkt
er/sie/eshatgelinkt
wirhabengelinkt
ihrhabtgelinkt
siehabengelinkt
Plusquamperfekt
ichhattegelinkt
duhattestgelinkt
er/sie/eshattegelinkt
wirhattengelinkt
ihrhattetgelinkt
siehattengelinkt
dev
dev
dev
dev